Cosmopolitan Şubat
1999 Bebek yüzlü rocker
Koray Candemir,
gençlerin sevgilisi Kargo Grubu'nun güzel yüzlü solisti.
Türkiye'de yeni yeni oturmaya başlayan rock ve alternatif müzik
tarzının genç öncülerinden olan Kargo'yu Kıbrıs'ta verdikleri
konserde izledim ve çok başarılı buldum. Hele Koray'ın taklitler
yaparak müzik eşliğinde bir Marilyn Monroe hikayesi anlatması
vardı ki gerçekten görülmeye değerdi. Kıbrıs'ta
gerçekleştirdiğimiz röportajda Koray'la aşk, müzik ve yaşam
üzerine konuştuk.
Kimlik
Kartı:
Doğum
Tarih/Yeri: 07/08/1975-İstanbul
Burcu: Aslan
Eğitimi: Özel Doğuş Koleji, Yıldız Teknik Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği son sınıf öğrencisi
Giyim Tarzı: Gündüz; jean, spor giyim, gece; deri ceket,
gömlek. Genellikle Vakkorama'dan giyiniyor.
Sevdiği Mekanlar: Soha (Şaşkınbakkal), Cafe Marmara, Roxy |
Koray kendisini
duygusal ve uyumlu bir erkek olarak tanımlıyor. Herhangi bir uğura
inanmıyor ama sol elinde ilk sahneye çıktığından beri çıkarmadığı
bir yüzüğü var. Hayatta en büyük korkusu yakınlarını kaybetmek
olan Koray'ın asla vazgeçemedikleri ise, kadınlar ve müzik.
- Genç yaşta,
birçok kişinin özendiği bir konumdasın. Mutlu musun?
Mutluyum. Yalnız
bir tek problemim var. O da özel yaşamımda istediklerimi
yapamamam. Yaptığımız işin tam bir düzeni yok. dolayısıyla
kendimle ilgili birçok şeye vakit ayıramıyorum.
1994 yılında, ilk
olarak Koray arkadaşlarıyla biraraya gelip stüdyoya kapandığında,
şu anki konumu onun için sadece bir hayalmiş. İki sene boyunca
dıştan hiçbir destek almadan arkadaşlarıyla birlikte albüm
hazırlıklarına giren Koray, bir tesadüf sonucu Kargo'nun
kurucuları Selim ve Mehmet ile biraraya gelince, 96 yılında ilk
albümleri "Yarına Ne Kaldı?"yı Plaza Müzik tarafından piyasaya
çıkarmışlar. Bu albümlerini 97 yılında "Sevmek Zor" ve 98 yılında
"Yalnızlık Mevsimi" isimli albümleri takip etmiş. Bundan sonraki
albümleri için uluslararası bir şirket olan Polygram ile anlaşan
grup Kargo, yeni albümleri için çok mutlu ve heyecanlılar. Çünkü
ilk defa dışarıdan destek alacak ve dünya çapında popüler olan U2
grubunun yeni çıkacak bir şarkısını kendilerine uyarlayıp cover
yapacaklar.
- Grup içinde
herbiriniz hoş gençlersiniz. Aranızda hiç kıskançlık, çekememezlik
ya da büyük kavgalar oluyor mu?
Bizim aramızda
artık böyle basit duygulara yer kalmadı. Yıllardır vaktimizin
çoğunu beraber geçirdiğimiz için, artık birbirimizin
karakterlerini çözdük. Birbirimizin iyi, kötü ve zayıf yanlarını
çok iyi biliyoruz ve buna dikkat ederek davranıyoruz. Grup içinde
tartışmalar zaman zaman oluyor tabii ki ama hemen ortam
sakinleşiyor. Kalıcı üzüntüler kesinlikle olmuyor. Zaten başka
türlü olsa grubun ömrü çoktan tükenirdi.
1975 yılında
Beykoz'da dünyaya gelen Koray, 7 yaşına kadar babasının işi
sebebiyle ailesiyle birlikte Paşabahçe lojmanlarında yaşamış. "Çok
mutlu bir çocukluk dönemi geçirdim. Bir sürü arkadaşım vardı.
Devamlı hareket halinde olan eğlenceli bir çocuktum. Annem günde
iki üç kez üstümü değiştirmek zorunda kalırdı. Evimizin bulunduğu
yerde bir de lokal vardı. Akşam saat 5 olduğunda giyinip süslenip
herkesten önce oraya gider, kapıda dikilirdim."
- Peki okulda
nasıl bir öğrenciydin?
Genellikle
teşekkür alırdım. Tüm aktivitelere katılırdım. Okulun hentbol
takımında kaptandım, aynı zamanda okul orkestrasındaydım.
Lisedeyken yapmak istediğim üç iş vardı: endüstri mühendisliği,
inşaat mühedisliği ve mimarlık. Müzik ise diğer bir koldan
ilerliyordu. Sonra farkettim ki benim asıl istediğim, müzik
yapmaktı. Şimdi okulda son sınıftayım ve bir an evvel diplomamı
almak istiyorum.
- Gelecekle
ilgili planların neler?
Benim şu anda ki
hayatım müzik. Yaptığımız müziği daha çok insanın dinlemesini
istiyorum. Yurtdışına açılmak en büyük amacımız. Yeni albümümüz
için yurtdışı kökenli, çok profesyonel bir şirket olan Polygram'la
anlaştık. Çıkaracağımız albüm için, öncekilere göre daha da sıkı
bir çalışma içine gireceğiz ve dıştan da yardım alacağız. Albümde
büyük ihtimalle, dünya çapında başarısını kanıtlamış bir grup olan
U2'nun cover'ı yer alacak. Bu konuda çok mutlu ve umutluyuz. Bunun
dışında başka şeylere de el atmayı düşünüyorum. Number One FM'de
Pazar geceleri saat 22:00 ile 24:00 arası programa başlıyorum.
Ayrıca bir sinema filminde oynamak istiyorum. Bununla ilgili
projeler var. Oyunculuk gücüm olduğuna inanıyorum. Etrafımdaki
herkes de beni destekliyor. Yabancı filmleri izlediğimde şunu
farkettim. Aktörler her role girebiliyorlar, bukalemun gibiler. Bu
beni çok etkiliyor. Öyle bir potansiyelim olduğunu hissediyorum.
Bunu ortaya çıkarmak için çalışacağım. Seversem ders alıp, daha
profesyonel anlamda oyunculuğa yönelebilirim.
Özburcu,
yükseleni ve ay konumuyla tam bir Aslan burcu erkeği olduğunu
söyleyen Koray, astrolojiye pek meraklı. "Aslan burcu, ateş grubu
olduğu için çok ani çıkışları vardır, çabuk sinirlenir. Ben bu
yönümü biraz törpülemeye çalıştım. Aslan burcundan ayrıldığım tek
nokta, çok duygusal bir insan olmam" diyen Koray, ayrıca benim bir
Balık burcu olduğumu öğrendikten sonra bir güzel kişilik analizi
yaptı ve bana en uygun eş hakkında bilgi verdi. Eee tabii uygun eş
deyince benim aklıma ne geldi? Aşk!!! Tam ilk soruyu patlatıyordum
ki teybim durmaz m?. Yarım saatlik tamir çalışmasının ardından
beklenilen soru geldi...
- Aşk hayatı
nasıl gidiyor?
Valla ben aşkın
ne olduğunu daha çözemedim. 30'lu yaşlarıma geldiğimde bu konuyu
daha rahat değerlendirebileceğim herhalde. Aşk benim için bir
insanı koşulsuz ve şartsız şekilde sevmek, hatta kendini ona
adamak anlamına geliyordu. Bütün hayatını ona göre planlıyorsun.
Kendini ikinci plana atıyorsun. Yaşadıklarımdan sonra şimdi bu
bana aptallık gibi geliyor. Acı çektiğim ilişkilerim de var, güzel
ve huzurlu yaşadıklarım da. Bunlardan hangisi aşk bilemiyorum.
İlişkilerde çekilen acılardan insan çok şey öğreniyor. Hayata
karşı sağlamlaşıyorsun. Çok sevdiğim ilişkilerim oldu, ama şunu
anladım ki huzurlu olduğumda daha mutlu oluyorum. Ayrıca içinde
bulunduğumuz ortamda bir ilişki yürütmek zor. Genç ve ne
istediğini bilmeyen, amaçsız kadınlar etrafındaki renklerden çok
çabuk etkilenebiliyorlar, bu da yanlışlıklar yapmalarına neden
oluyor. Ben bunu çok yakından yaşadım.
-Aldatıldın mı?
Aldatıldım,
hatta olayın gerçekleştiği mekanı, yatağı ve kişiyi de biliyorum.
- Nasıl
karşıladın?
Bunu duyduğum an
bu sahne gözümün önünde belirdi. Yatak, sevgilim üstte, adam
altta, o sahneyi yaşadım. Kadın aldatıldığı zaman erkek için ilk
önce: "acaba beni sevdiği kadar ötekini de seviyor mu?" ikinci
planda "beraber oldular mı?" diye duygusal bir şekilde yaklaşır.
Erkekse direk cinsel yönünü düşünür. Kadının başka bir erkekle
beraber olması onun erkeklik gurunu kırar. Daha sonra da "acaba
ilişkileri devam edecek mi?" diye merak eder.
- Peki sen hiç
aldattın mı?
Hayır, tek
eşliliğe inanıyorum. Bir dönem tek gecelik ilişkiler yaşadım ama
şu an geçti.
- Ne tip kadınlar
seni çekiyor?
Hayatının
düzenini kurmuş. Kendine amaç belirlemiş kadınlar beni çok
etkiliyor. Kendilerine güvenleri çekici geliyor. Güçlü kadınları
seviyorum. Kaprisli kadınlara ise dayanamıyorum. Bir de düşüncesiz
kadınları sevmiyorum. Bence zeki kad?n çekicidir.
- Son klibiniz
"Kalamış Parkı" çok güzel olmuş. Peki klipte oynayan manken Selin
Toktay'la aranızda bir yakınlaşma oldu mu? Klipte oldukça samimi
ve gerçek duran görüntüler var.
Aramızda birşey
geçmedi ama iyi arkadaş olduk. Klipte ise bu sahneleri birçok
insanın karşısında çektiğimiz için biraz zorluk çektim. Allahtan
Selin çok rahattı ve o rahatlık bir süre sonra bana da yansıdı.
Ortaya güzel görüntüler çıktı.
- İlişkilerini
içiçe mi yaşarsın?
Eskiden içiçe
yaşardım ama artık özel hayatımı korumaya çalışıyorum. Benimle
beraber olacak insanın işime saygı göstermesi, öncelik tanıması
gerek. Kıskançlık yapmam, bana da yapılmasını istemem. Birlikte
olduğum kadını özgür bırakırım. Zaten birşey yapıyorsa beni
istemiyor demektir. Ben de giderim. İliikilerin uzun ömürlü
olabilmesi için iki kişinin birbirlerinden sıkılmadan vakit
geçirmesi lazım. Seks hayatı da önemli tabii, ha ha ha...
- Aile kavramına
nasıl bakıyorsun?
Ben aile
düzeniyle yetiştim. Annem sıcak, sevgi dolu ve her anlamda verici
bir kadındır. Babamsa sevgi dolu, ama daha disiplinli ve kuralcı
bir insandır. Ben her ikisinin de bu özelliklerini aldım. Aile çok
önemli. İleride evlenmek istiyorum ama şu an için erken.
- Sana hiç
evlenmeyi dü?ündürecek bir insan oldu mu?
Ya zaten öyle
bir durum yok ki, çok duygusal adamlar olduğumuz için her ilişkiye
iyi niyetle giriyoruz. Tam genç erkek tribi. Aşık olunca hiçbir
şeyi gözümüz görmüyor. Aslında evlilik çok iyi düşünülerek karar
verilmesi gereken bir kurum.
- Arabada
giderken ya da evde kendi kasedini yüksek volümle dinler misin?
Özellikle son
albümü çok dinledim. Ama ben şarkıları dinlerken daha eleştirisel
yaklaşıyorum. Tüm yanlışları ortaya çıkarmaya çalışıyorum ki bir
sonrasında aynı hatalar tekrarlanmasın.
- Kıbrıs
seyahatinde Koray ve arkadaşlarını gerek sahnede gerekse günlük
hayatlarında izleme fırsatım oldu ve gönül rahatlığıyla
söyleyebilirim ki son derece efendi, akıllı ve iyi insanlar.
Sahnede de başarılılar. Grup içindeki uyum dışarıya yansıyor.
Umarım hak ettikleri yere en kısa zamanda ulaşırlar. |