|
Cosmopolitan Mayıs
2000 "Her şeyi beşe bölüyoruz"
5-1 kişi
olarak geldiler röportaja. Çünkü "O (Mehmet), şimdi asker"di.
Kargo'yla biraz yeni albümleri "Sen Bir Meleksin"i konuştuk. Ama
"Siz nasıl adamlarsınız?" sorusundan çok hoşlanınca bambaşka
konulara (onların deyişiyle) "koptuk"!
"Kargo, bizim üzerinde çok
düşündüğümüz bir isim değildi. İlk albümü Ozan Çolakoğlu'yla
yapıyorduk. Aletlerinizi hep siz taşıyorsunuz, bari adınızı Kargo
koyun, dedi. Öyle kaldı" İsimlerinin hikayesi bu.
"Özellikle
bu albümün yapım çalışmalarında çok rahat ettik. Prodüktör olsun,
teknik ekip olsun, stüdyo ekibi olsun, herkes çok rahat çalıştı"
diyorlar. Yeni müzik şirketleri Universal'den çok memnunlar.
"Bir
üniversite turnesi yapacağız. Sonra yazın bir turne yapacağız.
Efes Dark'la bir çalışmaya girdik. Önce "Herkesin Geçtiği Yoldan
Geçme" adlı reklam filmi oynayacak, sonra konserler vereceğiz. Bar
programı konusunda kararsızız.". Bu da yakın gelecekle ilgili iş
planları. Kargo'ya dair diğer ayrıntılar aşağıda:
-
Saadetinizi neye borçlusunuz?
SELİM:
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve çok uzun zamandır beraberiz. Birlikte
çok zaman geçiriyoruz, artık oturdu dengeler.
KORAY:
Şöyle bir durum var; gerçekten herkes biraz olgunlaştı. Grubun en
gençleri, ben ve Serkan. Gruba girdiğimizde 19 yaşındaydık, şimdi
25 yaşındayız. O farkın getirdiği bir olgunluk var.
- Para
sorunu da yaşamıyorsunuz herhalde...
KORAY:
Yaşamıyoruz, çünkü biz her şeyi beşe böleriz. Onun için eskiden
beri problem yaşamadık.
- Koray,
ilk defa sözü ve müzikleri sana ait olan parçalar var albümde.
"Sevda Sözleri" ve "Tüm Benliğim" parçalarının sözleri çok gerçek.
Geçmişle bir hesaplaşma mı var?
KORAY: Daha
önce evde oturup şarkı yapıyordum, ama hiç albüme uyarlanmamıştı.
Belki onun getirdiği bir şeydir. Her zaman düzenlemeleri kendimiz
yaptığımız için Kargo'nun kimyası yansıyor. Rıza Abi'nin (Erekli)
de etkisi olabilir. Söz anlamında hepsinden memnunum.
-
Albümünüzün adı "Sen Bir Meleksin". Kim bir melek? Nasıl tanınır
bir melek? Nerede karşılaşılır?
SELİM:
Melekler öyle her zaman kendilerini göstermezler, yeri ve zamanı
hiç önemli değil.
SERKAN:
Melekler hep durur, ama sen bazı zamanlarda karşılaşırsın, ben
böyle yaklaşıyorum.
- Bir
röportajınızda "suistimal edildik" diyorsunuz. Kim, nasıl yaptı bu
suistimali?
SERKAN: Biz
kapris yapan bir grup değiliz ve bazı organizasyonlarda bunun
zararlarını görebiliyoruz.
KORAY: Sert
bir ortam var. Biz, hem kendi aramızda hem de dışarıya karşı çok
iyi niyetli takılıyoruz. Gerçekten mütevazıyız. Bunu fırsat bilip
üstüne çıkanlar oluyor. O zamanlarda zarar gördük işte. Yaptığımız
fedakarlığı daha fazla yemeye çalışıyorlar.
- Dünyada
müzisyenlerin iki albümü arasında oldukça uzun bir süre geçer.
Oysa Türkiye'de çok kısa sürede birçok albüm çıkarılabiliyor. Siz
bu konuda nasılsınız?
SELİM:
Bizde üretim hızlı oluyor.
SERKAN:
Bizde herkes her an bir şeyler yapıyor. Şu an girsek stüdyoya yeni
bir albüm daha çıkarırız! O yüzden kendimizi hazır hissettiğimizde
dalıyoruz.
- Kargo'da
bir "Koray vakası" söz konusu. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
SERKAN: Çok
doğal bir şey. Çünkü dünyaya da bıkıldığı zaman gruplarda
solistler ön plandadır.
SELİM: Bazı
gruplar bir kişinin ön plana çıkmasından rahatsız olur. Oysa biz
özellikle Koray'ı kurbanlık koyun gibi atıyoruz öne! Böylece rahat
ediyoruz.
SERKAN:
Koray'ın bunu kaldırabilecek bir bünyesi var.
- Senin
bünyen kaldırmaz mıydı?
SERKAN:
Benim bünyem kaldırmaz.
- Seninki?
SELİM:
Hayır.
- Seninki?
BURAK:
Benimki yanından bile geçmez!
- Şimdi
Koray'a söz hakkı verelim...
KORAY: Bu
işe ünlü olalım, coşalım, para yiyelim diye başlamadık. 1994'te
biraraya gelip 2 yıl stüdyoda kendi şarkılarımızı çaldık. Selim'in
tonmaisterlik geçmişi olmasaydı belki albüm bile yapmayacaktık.
Birdenbire albüm çıkınca kendiliğinden gelişti her şey. Ne ben
böyle bir duruma gelmek istedim ne de çocuklar böyle bir şeyler
düşünüyorlardı. Ondan sonra bugüne gelindi. Ben kesinlikle
şikayetçi değilim.
"Hayatta
müzik ve seks dışında zevk alarak yaptığınız şeyler ne?"
sorularının yanıtını almak, grupla yeniden tanışmak gibi oldu. Bu
arada herkes birbiriyle yeniden tanıştı!
SELİM-
gitar, geri vokal
Benim sakin
bir hayatım var. Evliyim zaten. Barlara eşimle beraber
"kopmuyoruz." Ancak canlı müzik yapan arkadaşları seyretmeye
gideriz. Eğer müzik işlerimiz yolundaysa o benim hayatımı olumlu
etkiliyor. Çünkü daha iyi organize olabiliyorum. Düzensizlik
canımı sıkıyor. Hırslıyımdır, bir ideal seçince onu yapmak
isterim. Müzik, 1984'te buraya gelmeyi planlayarak başladığım bir
iş. MFÖ gibi olalım, diye başladım. Hayatım boyunca grup kurmak
istedim. Bu fikri destekleyen insanlar olmalıydı. Mehmet'le ikimiz
bu grubu kurduk. Herhangi bir kişi diğerinden az isteseydi bu iş
olmazdı. Gereksiz yere sinirlenmelerim olur, acayip olay
yaratabilirim. Ya, ne olduğum belli değil aslında! Grup olarak
Formula'yı çok seviyoruz ve izliyoruz. Karting'e merak sardım.
Şampiyonaya katılacaktım, ama konser zamanları dolayısıyla uymadı.
Bir gün mutlaka katılacağım!
KORAY-
vokal, gitar
Evli
değilim, ama genelde düzenli ilişkileri seviyorum. Hayatımı, beni
anlayan ve bana uyan bir insanla paylaşmak huzur veriyor, o bir
geçek. 1,5 yıldır da bir kız arkadaşım var zaten. Ben biraz
ateşliyimdir. İşle ilgili yanlış bir şey olduğunda çıldırabilirim.
(Selim atlıyor ve: "Olumlu, olumsuz çabuk gaza gelir Koray. Ama
yıkıcı değildir" diyor.) 0-100'üm çok kısadır, ama sadece
pistlerde basarım. Çok hırslı değilimdir. Hiç kıskanç da
değilimdir. Kadınlar için de normal işler için de. Bunun yanında
gerçekten idealist olduğuma inanıyorum. Zaten bütün problem oradan
kaynaklanır. Kendime göre doğru-yanlışlarım var. Aksi olduğunda
tepki gösteririm. Kartingle ilgilenirim, onun dışında normal
yaşarım. Dışarı çıkmayı seviyorum, ama bir dönem oluyor 2-3 ay
çıkmıyorum. Daha çok Roxy'ye giderim.
BURAK-
davul, perküsyon
Evli
değilim. 6 yıldır bir kız arkadaşım var, onunla beraberiz.
Kemancı'da 2 yıl çalıştığım dönemde içimdekileri kustuğum için
bana yetti. Hatta barların yüzünü bile görmek istemiyorum. Grubun
en sessiz ve sakin elemanı ben görünürüm. İçimde neler oluyor, ama
dışarı yansıtmam. Bilgisayara çok meraklıyım. (Koray not düşüyor:
"Grup olarak teknolojiyle aramız çok iyidir. Bilgisayarlar, play
station, enstrümanlar falan." Peki, anlaşıldı.) Mimar Sinan'da
Endüstri Tasarımı okuyorum, ama bitiremiyorum. Askerliğimi yaptım.
Futbola meraklıyım. Platini zamanından beri Juventus'u takip
ederim. Fenerbahçe'nin maçlarına lig başında gittim, ama baktım
durum fena...(Koray'dan açıklama: "Biz takım olarak
Fenerbahçe'liyiz. Bir tek Serkan Galatasaraylı" Ben de bir
Galatasaraylı olarak teybimi ona doğru döndürüveriyorum; ne
yaparsın refleks!)
SERKAN-
klavye, geri vokal
Ben Serkan
Çeliköz. Bekarım. Bir birlikteliğim yok. Eğlenceyi seven, hayatın
her dakikasından keyif almak isteyen bir herifim. Dışarıda,
umursamaz, hiç bir şeyi takmayan bir herif gibi gözükürüm, ama o
kadar umursamaz değilim. Spor yapmaktan keyif alırım. Koşarım,
bisiklete binerim, aletli jimnastik yaparım. Kargo haricinde,
arkadaşlarımla gezmeyi, sinemaya gitmeyi severim. Bilgisayarı ve
chat yapmayı seviyorum. Gece kopmalara çıkılıyor. Hiç ağırbaşlı
değilimdir. ("Grubun sportif ve action genci" diyor Serkan için
Burak.) İstanbul Üniversitesi Konservatuarı'nın kontrbas
bölümünden atıldım. (Bu cümle üzerine Burak: "Ben de Endüstri
Tasarımı'ndan atılacağım inşallah", Koray: "Ben atılmamalıyım"
diyor! Endüstri mühendisliği okuyormuş. Selim hırslı yapısını bu
alanda da gösteriyor. İki üniversite bitirmiş durumda! İTÜ Tekstil
Mühendisliği ve Amerika'da makina mühendisliği master'ı.)
Askerdeki
elemanı anlatıyorlar:
MEHMET
(MŞŞ)- bas gitar
Mimar Sinan
Endüstri Tasarımı'ndan 3 kez atılmış. Edebiyatla alakalı bir adam.
Askere gitmeden önce grubun sözel anlamda yükünü taşıyordu. O
gidince biz (Koray ve Selim) yazmaya başladık. Bazen çok sakindir,
bazen çok şovmendir. Reklamını yapmayı çok sever. Gruptaki gerçek
dengesiz odur. Ortamını bulursa çok eğlendirir, durmayı bilmez.
Ama askerde kendi başına kalınca değişmiş.
|