 |
Nostaljik "yıldızlar"a rock yorumu
"Yıldızların Altında" adlı yeni albümünde altı cover şarkıya yer
veren Kargo: "İki-üç aylık bir stüdyo aşamasında 20-30 şarkı
üretebiliyoruz ama aynı sürede dokuz, on cover yapabildik. Yapılmış
şarkıları yeniden yapmak daha zor"
YAPRAK ARAS
Türk popunun en "verimli" yıllarında çıktılar ortaya. Kral TV
arabesk ve fantezi istilası altındayken bile kendilerine sağlam bir
yer buldular. "A hey hey hey" diyerek binlerce genci peşinden
sürükleyen Kargo, bir gün sessiz sedasız dağıldı. Grup üyeleri
farklı işler yaptılar. Koray (Candemir) solo albüm çıkardı. Olmadı,
tekrar bir araya geldiler.
Türk rock müziğinin popülerleşmesinin öncülerinden Kargo, geçtiğimiz
hafta "Yıldızların Altında" adlı yeni albümünü çıkardı. Cover
"bazlı" albümde yok yok! Sezen Aksu'nun "Sen Ağlama"sından tutun
"Öyle Sarhoş Olsam ki"ye, "Seninle Başım Dertte"den bir zamanlar
Aşkın Nur Yengi'nin söylediği "Ayrılmam"a kadar "baba" şarkıların
hepsinin rock versiyonları mevcut.
11 yıllık geçmişe sahip, altı albüm yapmış bir grubun albümünü
"cover"lara dayandırması aslında çok da iddialı bir hareket. Ama
onlar "Kargo bitiyor", "Bak işte, cover'lara kaldılar"
eleştirilerine kulak asmıyorlar. "Sonuçta bu işi eğlenmek için
yaptık" diyor ve ekliyorlar: "Zaten cover yapmayı en çok hak eden
gruplardan biriyiz. Şimdiye kadar bir tek cover şarkı koymadık
albümlerimize!"
Nereden çıktı cover ağırlıklı bir albüm yapma fikri?
Koray Candemir: 1996'da ilk albümümüz "Yarına Ne Kaldı"yı
yaptığımızda konserlerde birkaç cover söylüyorduk ama ikinci albümle
tamamen kapadık cover olayını. Şirketten teklif geldi, biz de bir
albümde bitirelim istedik bu olayı.
Albüm neden tamamen cover'lardan oluşmuyor? "Ateş ve Su"
albümünden de üç parça koymuşsunuz...
Koray C.: Onlar da kendi cover'ımız aslında. Serkan'ın bizim
şarkılarımıza yaptığı remiksler. Mesela "Fani Dünya" başlı başına
bir cover
"Beste sıkıntısı çekiyorlar" gibi eleştiriler hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Koray C.: Yaparken bunları düşünmedik, şimdi de düşünmüyoruz.
Biliyorduk böyle diyeceklerini. Biz sadece içinde bulunduğumuz
dönemi yansıtmaya çalıştık.
Nasıl bir dönem bu?
Burak Karataş: Geçen sene kasım ayında bir bar programına başladık
ve çok olumlu tepkiler aldık. Bu dönemi bir albüme yansıtma fikri
çok cazip geldi.

"Kargo'nun tekrar bir araya gelmesinde fan sitemizin katkısı
büyük"
Nasıl seçtiniz şarkıları, nasıl hazırlandınız?
Koray C.: Binin üzerinde şarkı dinledik. Türkçe müzik tarihinde
yapılabilecek birçok şarkının cover'ının yapıldığını gördük.
Neredeyse kalmamış cover'lanacak şarkı. Bize çok şey kattı aslında
bu hazırlık, müzikal anlamda da.
Selim Öztürk: Bütün albümü cover yapmak da aslında bayağı iddialı
bir şey. Çünkü çok sevilen, zamanının hit şarkıları bunlar. Onları
kendi yorumunuzla yapıp ortaya koymak zor.
Tamamen reddedilebilir de...
Koray C.: Riski, eleştirileri düşünmedik. Sonuçta maksat bizim
eğlenmemizdi.
Serkan Çeliköz: Ama enteresan bir şeyi fark ettik. İki-üç aylık bir
stüdyo aşaması geçirdiğimizde 20-30 şarkı üretebiliyoruz. Aynı süre
içinde cover'a yeltendik ve dokuz, on şarkıyı aşamadık. Yapılmış
şarkıları yeniden yapmak daha zor.
Yani "Isıtıp ısıtıp önümüze aynı şarkıları koyuyorlar", "Kolaya
kaçıyorlar" eleştirilerini kabul etmiyorsunuz.
Koray C.: Lütfen kendileri denesinler ve görsünler. O kadar da kolay
değil.
Selim Ö.: Reenkarnasyon gibi bir şey.
Serkan Ç.: Cover yapmayı belki de en çok hak eden gruplardan
biriyiz. 11 yıldır bu piyasadayız. Altı albüm yaptık, bugüne kadar
bir tane bile cover koymadık.
Dağılıp bir araya gelmeniz popülaritenizi etkiledi mi?
Koray C.: Evet, tabii ki. Türkiye'de her şey çok hızlı tüketiliyor.
Bir-iki senede bir, bir döngüsü oluyor müzik piyasasının. Biz
üç-dört sene ortada yoktuk. O yüzden geçen sene biraz zorluk çektik
tabii.
Serkan Ç.: Ama çok ciddi bir hayran kitlemiz var ve bu dört sene
boyunca, ne olacağımız belli değilken bile hep arkamızda durdular.
www.kargoonline.com yani hayranlarımızın kurduğu fan sitesi, grubun
tekrar toplanmasına çok büyük bir etkendir zaten.
Burak K.: Bütün enerjiyi canlı tuttular. Hiç umut etmeden, sadece
beklediler...
"Bir gün annem salonda dört kişiyle oturuyor; hayranlarımızmış!"
Bu derece bağlı hayranlarınızla yaşadığınız ilginç hikayeler de
vardır muhakkak...
Serkan Ç.: Açıp "Serkan, bugün annenin, babanın doğum günü" diyenler
oluyor ya...
Selim Ö.: Benim çocuğum doğduğunda altın alıp gelen oldu eve.
Burak K.: Eve gelirdim. Annem dört kişiyle salonda oturuyor.
Hayranlarımız... Ben işimi halledip çıkıyorum, onlar hâlâ evde
takılıyordu annemle.
Peki tekrar dağılır mı Kargo?
Burak K.: Dört yıllık aradan sonra
şu anda kimya olarak daha iyi bir durumdayız. Müzikal olarak da daha
iyi uyum içindeyiz.
"Her zaman birlikte değiliz, kadınlarla gezmeyi de severiz"
Hep bir arada mısınızdır? Konser ve provalar dışında da görüşür
müsünüz?
Koray C.: Görüşürüz ama o kadar da cılkını çıkarmıyoruz. Herkesin
kendine has bir özel hayatı var.
Serkan Ç.: Ben kadınlarla da gezmeyi seven birisiyim.
Kargo dışındaki hayatlarınız nasıl peki? Neler yaparsınız?
Serkan Ç.: İşin yoğunluğuna göre değişiyor. Turne dönüşüyse ben
evden çıkmamaya özen gösteriyorum. Arkadaşlar geliyor. Film, Play
Station...
Selim Ö.: Ben de daha çok eski lise arkadaşlarımla görüşüyorum.
Onlarla ayrı bir etkileşimim var. Aileme de vakit ayırıyorum.
Koray C.: Serkan'la çok farklı değiliz aslında bu konuda. Şöyle
film, Play Station, iki tane akustik gitar, şöyle güzel bir ortam,
kankalar falan, tamam işte. Daha ne olsun...
Serkan Ç.: Özel hayatlarımızda Koray'la daha çok kesişiyoruz.
Burak K.: Ben de bol bol yüzerim, spor yaparım. İnternetten yurtdışı
spor haberlerini takip etmeyi seviyorum. Manyaklık işte.
|