 |
HangiBar Kargo
Röportajı
11.03.2005

Bu röportaj belki de hayatımda yaptıklarım arasında en anlamlısı ve
en komik olanıydı. Kargo’yu ilk çıktıkları günden beri yakından
takip eden benim gibi birileri varsa ne demek istediğimi çok iyi
anlayacaktır. Güvenlik Caddesi’nin orta yerinde duran bir minibüste
konuşmak korna seslerinden ötürü biraz zor olsa da çok eğlenceli
idi. Buyrun okuyun, eğlenin. Bu arada unutmadan Kargo ile tanışmak
isteyenler onlara bir tepsi baklava götürsün yeter, bu adamların
hepsi kesinlikle birer baklava canavarı
Eray: Öncelikle hoş geldiniz diyerek başlayalım uzun bir aradan
sonra tekrar müzik camiasına döndünüz. Gerçi bizimkisi biraz geç bir
hoş geldin oldu ama sizleri Ankara’da sık sık görmek mümkün olmuyor.
Yeni albüm hakkında konuşalım biraz.. Bence prodüksiyon açısından
gerçekten Türkiye standartlarının üzerinde bir çalışma olmuş, sound
olsun, sunum olsun gerçekten eşsiz. Ancak promosyon konusunda bazı
eksikler var gibi!
Selim: Doğru. Albümün prodüksiyonu için çalışırken albüm geçtiğimiz
yıl Haziran ayına yaklaşırken çıktı. Yazın televizyondaki
programların çoğu bittiği için bu noktada elimizden birşey gelmedi.
Koray: Bu durumun farkındayız. Hem kendi içimizde hem de plak
firması ile ilgili ısınamama gibi bir durumun da etkisi yadsınamaz
elbette.
Eray: Aklıma şöyle bir durum geldi. Grup olarak sizler her zaman
plak şirketleri ile sorunlar yaşadınız. Yine böyle bir durum mu var?
Ben şirketinizin profilini de inceledim; Seda Sayan’dan tutalım
İsmail Yk’ya varana dek birçok isim var. Teoman ve Kargo sırıtmıyor
değil yani. Şu ana kadar şirketten memnun musunuz?
Koray: Şu anda iyi bir şekilde yürüyor. Nasıl ki insan ilişkilerinde
bir alışma dönemi varsa bu konuda da durum bundan ibaret. Zaten
zaman içerisinde duruma bakılır, olmazsa olmaz. Şimdiden birşeyler
söylemek gerçekten zor. Biz alışkınız senin dediğin gibi. Raks’ı
gördük, Polygram, Universal hepsiyle çalıştık. Şirket konusunda
rahatız. İşimizi yapabildiğimiz sürece problem yok bizim açımızdan.
Selim: Avrupa müzikte birçok farklı isimden bahsettin ama
Universal’da da Petek Dinçöz falan vardı. Bu büyük şirketlerle
çalışmanın getirdiği bir durum yani. Bu gibi şirketler de pop,
arabesk, fantezi dediğimiz türlerin hepsi de var. Olması gereken de
bu aslında.
Eray: Mayıs ayında albümünüz çıktı ve hemen ardından tüm yaz boyunca
aralıksız konserlere çıktınız. Tepkiler nasıldı, hayranlarınız
bıraktığınız yerde miydi?
Selim: Şöyle açıklayayım: Biz zamanında bir klip çekmiştik kara tren
ile; o treni hareket ettirmek için 36 saat boyunca kömür atmak
gerekiyordu. Kargo da ağır bir makine bir bakıma. Bizim
hareketlenmek için zamana ihtiyacımız vardı. Şu son 5-6 ay
içerisinde de baya bir ivme kazandık aslında. Hayranlarımız hep
buradaydı zaten, biliyorduk biz.
Serkan: İşin özünde biraz da insanların baskıları bizi tekrar
birleştirdi.
Eray: Kargo performans konusunda büyük bir grup olmakla beraber isim
olarak da bu piyasa içerisinde en büyüklerden biri. Bu durumda Yaga
Bar’da program yapmak bazı şeyleri riske atmak anlamına gelmiyor mu?
Nasıl geldi teklif, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Koray: Evet biz bir bar grubu değiliz. Eskiden de hafta arası ve
hafta sonları da denemiştik barda çalmayı ve tutturabildiğimiz bir
şeyde değildi. Çünkü bizde büyük sahnelere alışkınız. Burada teklif
geldiğinde biz de gerçekten istedik bunu. Uzun süre ara verdiğimiz
için yakın temasa da ihtiyacımız vardı. Bu sıcaklığı elektriği
hissetmeliydik.
Serkan: Böyle bir grup için Çarşamba geceleri riskli bir gecedir. Bu
riski göze alıp yaptık ve bu bizim için ateşleyici bir etki oldu.
Selim: Değişik bir durum var burada aslında olay zaten “Yaga
Konserleri” diye geçiyor. Aynı mekanda daha önceleri rahmetli Cem
Karaca, onun ardından da Kıraç sahne almış yani bu mekanın
müdavimleri alışkınlar bu duruma. Cuma-Cumartesi barda çalmaktan
farklı bir durum yani bizimkisi.
Eray: Eskiden sözleri hep Mehmet yazardı ve o zamanların şehir
kültüründe çok etkili olan hatta bir felsefi akım sayılabilecek olan
şeylerle ilgiliydi yazdıkları. ”Gece Fanzini” olsun “Bad’lik Amiri”
olsun böyle şarkılardı. Şimdi ise gözle görülür bir değişiklik var
söz yazımı noktasında..
Koray: O ağırlık benim üstümde biraz. Bence bu bir tarz meselesi.
Onun tarzı ile benimkisi elbette farklı. Zaten o parçalar Mehmet’in
kişisel projeleriydi, Kargo’nun dışındaydı biraz da. Zamanla
oturacak bir mevzu bu.
Eray: Mehmet neden yer almadı grupta? Bildiğim kadarıyla şu anda
Kesmeşeker’de çalıyor. Kendi grubu yerine neden böyle bir tercihte
bulundu.
Selim: Durum göründüğü gibi değil aslında. Mehmet Kargo mu
Kesmeşeker mi diye bir tercih yapmadı açıkçası. O zamanlar onun
Biraderler isimli başka bir projesi vardı ve baya yol alıp albüm
yapma seviyesine gelmişlerdi. Bunu yine trene benzetirsek, bu
istasyonda binmedi Mehmet!
Eray: Dağılıp tekrar toplanan bir grup olarak geriye dönüp
baktığınızda “bunu bir daha asla yapmayız” dediğiniz bir şey var mı?
Selim: Yok bence.
Serkan: Muhakkak bazı hatalar vardı. Ancak bunlardan gerekli dersler
çıkarıldı ki hala buradayız.
Selim: Bir şeyleri güçlendirmek istiyorsan bazı şeyleri de riske
atmalısın. Kargo’nun bir daha asla var olamamasını göze aldık ve
bence daha güçlü ve daha dengeli bir grup yarattık. Karşılığını da
aldığımızı düşünüyorum.
Eray: Eskiden Kargo nereyse yılda bir albüm yapan üretken bir
gruptu. Şu sıralar görünen bir şeyler var mı?
Selim: Şu anda öyle düşüncelerimiz var.
Eray: Peki çıkış tarihi ya da albümün ismi gibi ayrıntılar belli mi?
Selim: Mayıs-Haziran gibi çıkarmayı düşünüyoruz. Henüz proje
aşamasında olduğu için hiçbir şey kesin değil.
Eray: Sizin bir de bağımsız bir fan oluşumunuz var. Bu sevginin sonu
yok anlaşılan. Nasıl oluştu?
Selim: Kargo online bizim için büyük bir itici güç aslında. Onlar
için de biz önemliyiz demek ki desteklerine bakılırsa.
Burak: Onlar bir organizma bence, biz olsak da olmasak da onlar
hayat bulabiliyor.
Eray: Ben yalnızlık mevsimi albümünüzü çok severdim ancak kaybettim.
Eski albümlerin tekrar basılması gibi bir durum var mı?
Koray: Universal kapandığı için ve mahkemeler hala sürdüğü için bu
konu bizler için belirsiz.
Selim: Ben geçenlerde bende "yalnızlık mevsimi"nin olmadığını fark
ettim.
Serkan: Bende de "sevmek zor" yok.
Selim: Tekrar bulmamız söz konusu değil.
Eray: Koray senin bir dizi projen vardı, basında birçok defa da yer
aldın bu konuyla. Neden son anda vazgeçtin?
Koray: Bunun çok özel nedenleri var. Ancak şimdi olmadığı için
seviniyorum. Hem benim için hem de onlar için hayırlısı olsun. Benim
için yeni bir tecrübe idi. Harika insanlarla tanıştım. Artık
oyunculuk adına yer alabileceğim tek şey bir sinema filmidir, bunun
dışında da başka şeylere sıcak baktığımı söyleyemem.
Eray: Son iki yıldır Türk Rock piyasası fena halde kızıştı. Yeni
çıkan gruplar arasından beğendikleriniz var mı?
Serkan: İyi olan, üzerinde emek harcanmış her çalışmaya saygılıyız.
Zaten birçoğu da arkadaşımız, içinde yer aldığımız olaylar. Ancak bu
henüz başlangıç. Çok daha fazla grup çok daha fazla albüm yapmalı
bence.
Eray: Hayalinizde en çok kiminle aynı sahnede bir show yapmak var?
Koray: Bizim U2 hayranı olduğumuzu bilmeyen yoktur sanırım, onlar
gelirse çok iyi olur.
(Bu arada yoğun bir Galatasaray-U2 geyiği dönüyor uzun bir süre.)
Eray: Peki internetle aranız nasıl?
Selim: Bu devirde internetin bizim gibi gruplar için birçok artısı
ve eksisi var. Biz elimizden geldiğince dezavantajları avantaja
çevirmeye çalışıyoruz.
Eray: Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için.
Kargo: Biz teşekkür ederiz.
|