NR1 Müzik
KARGO, SEN BİR MELEKSİN

Garip bir duygu… Yıllar önce grup müzik piyasasına girdiği zaman fanatiği olmuştum. Bütün albümlerini alıp, albüm kapaklarını büyük renkli fotokopi çektirip duvarlarıma asardım. Yaptıkları müziğe hayrandım, bir de tabii kendilerine… Bir kez klip çekimlerine bile gitmiştim. Ama hiç aklıma onlarla röportaj yapacağım gelmemişti. Heyecanlıydım, hayran olduğum, beğendiğim insanlarla oturup konuşacak, sohbet edecektim. Günlerce ne diyeceğimi, nasıl konuşacağımı düşündüm durdum. Tahmin ettiğimden daha çok heyecanlandım çünkü hem uzun zamandır (yaklaşık 1,5 sendir) röportaj yapmamıştım, hem de buluşacağım grup "KARGO"ydu.

Heyecanımı gizleyemedim, bu yüzden başta biraz bocaladım ve açık söylemek gerekirse yanlış bir soruyla başladım. Yaklaşık 2 sene önce bir röportajlarında Koray'ın "İstediğim müzik bu değil" cümleleri takılmıştı aklıma, onu sordum. Öyle bir şey olmadığını nerde okuduğumu sorunca da düşünün artık, adımı sorsanız hatırlayamayacak hale geldim. Koray bu konuyla ilgili olarak "Ben böyle bir şey söylemedim. Biz sadece 5 kişi olduğumuz için tam anlamıyla istediğimiz müziği yapamıyoruz dedik. Sonuçta 5 kişiyiz ve bir yerde mutlaka bir uyuşmazlık çıkıyor." dedi. Anlaşılan her zaman olduğu gibi sözleri çarpıtılıp yansıtılmış bizlere. Ve ben de hemen inanmışım okuduğuma…

Kargo, bundan önceki 3 albümlerinde bir prodüktörle çalışmamış. Bu kez Rıza Erekli'yle çalışıyorlar, bu nedenle "Sen Bir Meleksin" onlar için önemli bir albüm. Daha önce neden bir prodüktörle çalışmadıklarını ve arada ne gibi bir fark olduğunu sorduğumda "Prodüktör gruba dışarıdan bakıyor. Bu yakışır, bu yakışmaz diye yorumlarda bulunuyor, parçaları bir standarda sokuyor. Grubu raya oturtuyor. Grup müziğinin dışarı yansıması açısından prodüktör çok önemli bir unsur. Rıza Bey'in bize çok büyük bir katkısı oldu." cevabını aldım. Sizin de bildiğiniz gibi üçüncü albümleri diğerleri kadar çok satmadı. Bunun nedenini Kargo şöyle açıklıyor: "Aslında satış bakımından diğer albümlerden pek bir farkı yok. Sadece albümü alan kitle başka.

Ayrıca promosyonda sorunlar çıktı. İki klip arasına uzun bir zaman girdi. Zamanlama kötüydü. Daha az satmasının nedenlerinden biri belki de diğer albümlerdeki gibi piyasa şarkının bulunmaması. Ama bu albümde de birçok hit parça vardı." Grup ne dışarıdan söz ve beste alıyor ne de veriyor. Bu onların kuralı değil. Ama zaten 5 kişiler ve dört kişi beste yapıyor. Dışarıdan beste almaya ihtiyaçları olmadığını düşünüyorlar. Bir tek Burak beste yapmıyormuş. Sözler ise diğer albümlerde Mehmet ve Selim'e ait. Bu albümde ise Selim ve Koray'a.

Grubun adı neden Kargo? Bu soruyu sormak için biraz geç kaldığımın farkındayım. Sonuçta dördüncü albümlerini çıkardılar ve ben hala isimlerini nerden aldıklarını soruyorum. Ama ne yapabilirim, merak ettim. Grup üyeleri aletleri kendileri taşıdıkları için bir arkadaşları Kargo gibisiniz demiş ve isimleri Kargo olmuş. (Benim gibi merak edenler içindi bu.) Biz onları sürekli bir arada görüyoruz. İş dışında fazla birlikte olmamaya gayret ediyorlarnış. Zaten neredeyse tüm zamanları müziğe gidiyor ve boş zamanlarını da kendilerine ayırmak istiyorlarmış. "İnsan kendine ait bir şeyler yapmak istiyor." diye yanıtlıyorlar. Çalışmaları sırasında uyuyşmazlıklar çıkıp çıkmadığını merak ediyordum hep. Çıkıyormuş tabii, 5 kişi bir araya gelince nasıl çıkmasın!

Tabii bu sorunlar müzik kaynaklıymış. Serkan "Ağzı iyi laf yapan kazanıyor." diyor. Türkiye'de son zamanlar birçok grubun müzik piyasasına girdiğinden konuşmaya başlıyoruz. Bu grupların çoğu da beğeniliyor. Onların bu gruplar hakındaki düşüncelerini sorduğumda Koray yanıtlıyor: "Bu gruplar Türkiye için çok gerekli. Daha da artmasını temenni ediyoruz. Tek endişem biraz daha fazla satmaları gerektiği. Bir de klip seçimleri yanlış. Özellikle ikinci ve üçüncü parçaların kliplerini iyi seçemiyorlar. Promosyon hataları da oluyor. Albümlerini insanlara dinletecek şeyler yapmıyorlar. Şöyle bir gerçek var, Türkiye'de alternatif albümler ne kadar satarsa piyasada değeri o kadar artacak." Ve Avrupa'ya açılmak.

Açıkçası ben onları MCM'de izlemeyi, yabancı ülkelerde televizyonda görmeyi çok istiyorum. Onlar da sıcak bakıyorlar zaten bu projeye. (Neden bakmasınlar ki? Bu soruyu sormam da hata galiba!) Selim "Bu zaten her müzisyenin düşü. Hepimiz dünya müziği dinleyerek büyüdük. Ama Avrupa'ya açılmadan önce kendi ülkemizde bir şeyleri halletmemiz gerekiyor. Müzik olarak bir sıkıntımız olmadığını düşünüyorum ama satış açısından var. Çok satmak gerekiyor, hatta bugüne kadar çıkan tüm albümlerin çok satması gerekiyor. Tabii bir de şöyle bir durum söz konusu. Rock müzik Türkiye'de kendine çok iyi bir yer edinemedi ki yurtdışına açılalım." şeklinde açıklıyor düşüncelerini. (Zaten neredeyse tüm sorulara o yanıt veriyor. Ona grubun sözcüsü de diyebiliriz.)

Avrupa'daki müzik piyasasıyla Türkiye'dekinin farkını sorduğumda "Demin de dediğimiz gibi satış çok önemli. Avrupa'da iyi iş yapabilmek için prodüktörün piyasayı çok iyi bilmesi gerekiyor. Ayrıca bir de yurtdışında promosyonunuzu yapacak bir prodüktör olması gerekiyor. Çok iyi bağlantılar lazım, işin promosyon kısmı da bizim elimizde değil. Ayrıca parçaları belli bir satandarda sokmak lazım. 4 albüm de incelenmeli, yurtdışındaki piyasaya en uygun parçalar seçilip bir araya getirilmeli. Ama ille de yurtdışına açılmaya gerek yok. Türkiye'de de çok güzel şeyler yapabiliriz, yapabilirler. Ama eğer ki sorarsanız yurtdışına hangi albümle açılırsanız diye, yanıtım "Yalnızlık Mevsimi"."

İleride de müziğin ön planda olacağı kesin. Prodüktörlük yapmak, hatta plak şirketi kurmak istiyorlar. Onların hayatları müzik. Merak ediyorsanız belirteyim, turne olursa eğer yazın olacak. İlk başta üniversite konserlerine öncelik verecekler. Internet ile de araları iyi. Selim fazla sevmiyor ama diğerleri ara sıra netteler. Hatta Koray Number One Interactive Club'a üye. Belki bir gün chatte onunla karşılaşabilirsiniz… Yaptıkları albüm tam olarak içlerine sinmiş. Hoş, tabii sinmese bile bunu bana söyleyecek değiller. Ama konuşmaları, davranışları, albümden bahsederken ki yüz ifadeleri her şeyi anlatıyor. Bu sefer çok iyi satacakları kesin. Çok çalıştılar, uğraştılar ve ortaya gerçekten de çok güzel bir albüm çıkardılar. Farkındaysanız magazin basınında Kargo'ya rastlamak mümkün değil. Çünkü Türkiye'deki magazin anlayışıyla onlarınki çok farklı. Gittikleri mekanlar, her şey tümüyle farklı. Onlar sadece müzikleriyle gündeme gelmek istiyorlar ve zaten geliyorlar da. En çok merak ettiğim şeylerden biri de şarkıları nasıl oluşturduklarıydı.

Şarkı sözlerine dikkat ediyor musunuz? Bazen ben dinlerken biri benim düşüncelerimi okmuş olmalı diye düşünüyorum. Şarkı sözlerindeki en büyük etken psikolojik durumları, o an hissettikleri, yaşamlarıymış… Peki Kargo ne dinler? Türk sanatçılardan MFÖ, Erkan Oğur, Bülent Ortaçgil, Şebnem Ferah, Teoman, Özlem Tekin, Duman, Athena, Kurban,…Yabancılarda ise Burak, Toto, Sting ve Rush seviyor. Selim U2'dan Edge'i çok beğeniyor. Bunun dışında Simple Minds, Smashing Pumpkins dinliyor. Serkan her türlü müziği dinlediğini söylüyor. Onun için önemli olan kalite. U2'dan Britney Spears'a kadar her türlü müziği seviyor. Koray da son dönem müzikleri dışındakileri beğendiğini belirtiyor. O daha çok alternatif müzikten yana.

Bu arada Bir de Mehmet var tabii… Kendisi şu an askerde olduğu için göremiyoruz. Ama albüm çalışmalarına, fotoğraf çekimlerine, klip çekimlerine katılmış. Ağustosta askerliği bitiyormuş. Az kaldı Mehmet… Ona uzun saçlı alıştıktan sonra kısa saçlı görmek garibimize gidecek… Bana kalsa daha çok şey sorabilirdim, ama ne onların fazla vakitleri vardı ne de benim. Hala haklarında merak ettiğim çok şey var. Sizin de merak ettikleriniz vardır tabii. Ama yerimiz de kısıtlı zamanımız da. Kesinlikle bugüne kadar yaptığım en zevkli röportajdı. Zaten çoğu zaman gülmekten soru soramadım. Size diyeceğim, son albümleri "Sen Bir Meleksin"i mutlaka ama mutlaka alın. İnanın, harika… Onlar da harikalar, parçaları da .