| Yeni
Müzik 23.10.2001
Kargo’dan önce
müzikle ilgin neydi?
Kargo’dan önce
klasik bir müzik geçmişim var. Milliyet Müzik Yarışması durumum var
lisede. Ama esasında gitarist olarak başladım. O zamanlar metal,
rock müziği falan dinliyorduk. Okulda gitar çalmaya başladım ve
hatta gidip müzik hocasıyla konuşup okulun müzik grubuna girmeye
çalıştım. Gitar dersi aldım, okulun grubuna girdim ve Milliyet
yarışmasını kazandım. Bir kız vokalistimiz vardı ‘Ceynur’, icrada
Türkiye birincisi oldu, yorumda da ikinci oldu, seçtiğimiz şarkı da
'Gülpembe'ydi. Evde gitar çalıyordum, ama pek plaj çocuğu değildim.
Boş bir evde gitarla bangır bangır Metallica falan çalıyorduk. Sonra
zaten bir rock grubu kurduk. Gitar çalıp, vokal yapıyordum. İki tane
ayrı grup ile çalıştım. Barlarda çaldık ve bu bar ortamında
Kargo’dan Mehmet ile tanıştım.
Kargo’nun
dağılmasının özel bir sebebi var mı?
Aslında dağıldı
demek yerine bir ara olarak adlandırılabilir. Özel bir sebebi
soruyorsan, kendi içinde tabii özel sebepleri var, ama genel anlamda
bir kısırdöngü yaşıyorduk, artık yaptığımız her şey aynı olmaya
başlamıştı. Kendimize bir şey katamıyorduk, müzikal anlamda ve hayat
anlamında geliştiremiyorduk. Mesela albüm yapıyorduk, promosyon
dönemi, konserler, sponsor bul, git aynı yerde stüdyoya gir, turne
yap, aynı yerdeki konserlere devam et... kısaca performansımız düştü
ve biraz zamana ihtiyacımız olduğuna karar verdik. Ama her zaman bir
araya gelip bir şeyler yapabiliriz.
Peki bu yeni
albümünde senin için müzikal anlamda değişimler oldu mu? Yani
Kargo’da yaptığınız müziğin dışında yeni bir sound gibi?
Zıt giden
şeyler yok, ama grup müziğinde herkesin ayrı bir zevki vardır ve
herkes birbirini o tarafa doğru çekmeye çalışır. Ama bu albüm solo
albüm olduğu için çok rahat ettim, çünkü tam istediğim şeyi yaptım.
Bütün sözler ve müzikler benim, sadece bir tanesi Selim’in bestesi.
Albümün prodüktörlüğünü de Selim yaptı. Albüm tamamen pop-rock bir
albüm oldu ve şarkıların içinde melodik anlamda ve çalınan
enstrümanlar anlamında alaturka bir anlayış var. Akustik bir albüm
olduğunu da söyleyebilirim.
Radiohead sevdiğini
duyduk. 'Kid A' ve 'Amnesiac'da önceki albümlerine göre tarz
değişikliği yapmaları hakkında ne düşündün?
'Kid A' beni
çok etkilemişti, ama 'OK Computer' favorimdi, 'Amnesiac' da güzel
bir albüm olmuş. Radiohead’in farklı bir alana kaymış olması beni de
etkiledi ve belki de bir iki sene sonra yaptığım müzikte de bu
etkiler görülebilir. Zamana bağlı olarak fikirler değişebilir.
Daha önceki plak
şirketinizle aranızda çeşitli problemler olmuştu sanırım, şimdi
bağımsız plak şirketi kurmak ister miydin?
Müzik
piyasasının içinde büyük şeyler yapmak istiyorum, illa ki bir
müzisyen, yorumcu, şarkıcı olmak da değil, plak şirketi kurmak gibi
bir katkım olsun isterdim açıkçası. Ama çok zor bir iş ve iyi bir
ekip, doğru insanlar ve sağlam bir çalışma gerektiriyor. İlerideki
planlarımda yer alıyor.
Solo albümünden
biraz daha bahseder misin?
Albümün ismi
'Sade' ve içinde on tane şarkı ve iki tane de enstrümantal parça
var. Albümü Kargo’nun gitaristi Selim Öztürk, Stüdyo 18’in sahibi
Levent Büyük ve ben yarattık. Birçok müzisyenin katkıları oldu, beş
ay sürdü ve bayağı yıprandık, diyebilirim. Ama sözler ve müzikler
bana ait ve çok içime sindi. Özellikle sözel anlamda çok rahatım,
müzikal anlamda kafama takılan şeyler var, ama o kadar da beni
etkilemiyorlar. Elimizden gelenin en iyisini yaptık çünkü.
İlk oyunculuk
denemen olan 'Cahil Periler' ve filmin yönetmeni Ferzan Özpetek ile
çalışmak nasıldı?
Çok keyifliydi.
Zaten onunla çekim sırasında, çok fazla işi ile alakalı olduğu için
pek iletişim kurmuyorsun; kafası filmle ilgili başka yerlerde
oluyor, ama çekim olmadığı zaman akşam onunla bir yerlere gitmek,
sohbet etmek falan bayağı hoş oluyor.
Oyunculukla görsel
bir çalışma yapmış oldun ve müzik de tamamen başka bir duygu
veriyor. Bunların ikisini birleştirip bir filme soundtrack
hazırlamak nasıl olurdu?
Film müziği de
bambaşka bir sektör ve onun için de profesyonel bir yardım almak
lazım. Çok insandan da duyduğum gibi, büyük bir proje varsa
önümüzde, özellikle Türkiye’de böyle bir imkanın yok olduğunu
söyleyebilirim.
Sinema ve
oyunculuğa devam etmek istiyor musun?
Devam etmek
değil de oyunculuğu denemek istiyorum. Türkiye’de iyi bir yönetmenin
iyi bir projesinde oynamayı denemek isterdim.
Doğu-Batı
sentezinin çok popüler olması, özellikle yurtdışı için planların
varsa sanırım bu çok önemli. Senin bu sentez hakkındaki görüşün
nedir?
Bu albümde
biraz alaturkalık var. Bir de geçmişimle ilgili şöyle bir durum var,
babam ve annem inanılmaz şekilde Türk Sanat müziği ile ilgilidir.
Hem yorumculuk açısından, hem de ilgilenmek açısından. Sanırım benim
de elimde olmadan etkilenmiş olduğum bir şey bu. Dolayısıyla
besteleri hazırlarken de doğuya daha yakın melodilerle ilgilendim
biraz.
|